14 Mayıs seçimleriyle Demokrat Parti’nin iktidara gelişi sonrasında 22 Mayıs 1950 günü TBMM tarafından seçilerek çıktığı Çankaya’dan tam 10 yıl sonra, 27 Mayıs 1960’ta askerler tarafından uzaklaştırılan Celâl Bayar’ın Cumhurbaşkanlığı dönemi pek çok açıdan önemli gelişmelere sahne olmuştur. Kendisinden önce gelen ilk iki Cumhurbaşkanı Atatürk ve İnönü’den farklı olarak “bir muhalefet partisinin iktidara tırmanan lideri” sıfatıyla Çankaya Köşkü’ne yerleşen Bayar, seleflerinden farklı olarak Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Demokrat Parti’nin genel başkanlığından ayrılmıştır. Ancak ayrıldıktan sonra da partili kimliğini koruyan Cumhurbaşkanı Bayar, 1950-1960 döneminin gerek iç politikada ve gerekse dış politikada başta gelen siyasi aktörleri arasındadır.
ABD’yi ziyaret eden ilk Cumhurbaşkanı olan Bayar, ayrıca Soğuk Savaş döneminde Sovyet karşıtı bloğun bir temsilcisi olan Türkiye’nin devlet başkanı olarak ABD’yle olan ittifakın gelişimini desteklemiş, sıklıkla yurtdışına çıkarak Türk-Yunan dostluğunun gelişimine katkı sunmuş, 1950’lerin Balkan ve Bağdat Paktlarının kuruluş ve işleyişinde önemli rol oynamıştır. Ne var ki Bayar, iç politikada Demokrat Parti içi gelişmelere hatta kavgalara, iktidarla muhalefet arasındaki sert geçen mücadeleye müdahil olmuştur.
İsmet İnönü’yle arasındaki geçmişten kalan siyasi rekabetin fazlasıyla etkisinde kalan Bayar’ın aktif bir siyaset adamı olarak 1950-1960 arasındaki en büyük talihsizliği, 27 Mayıs’a giden süreçte siyasi tansiyonu düşürecek inisiyatifi Cumhurbaşkanı olmasına rağmen kullanamaması ya da kullanmak istemeyişidir.
14 Mayıs seçimleriyle Demokrat Parti’nin iktidara gelişi sonrasında 22 Mayıs 1950 günü TBMM tarafından seçilerek çıktığı Çankaya’dan tam 10 yıl sonra, 27 Mayıs 1960’ta askerler tarafından uzaklaştırılan Celâl Bayar’ın Cumhurbaşkanlığı dönemi pek çok açıdan önemli gelişmelere sahne olmuştur. Kendisinden önce gelen ilk iki Cumhurbaşkanı Atatürk ve İnönü’den farklı olarak “bir muhalefet partisinin iktidara tırmanan lideri” sıfatıyla Çankaya Köşkü’ne yerleşen Bayar, seleflerinden farklı olarak Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Demokrat Parti’nin genel başkanlığından ayrılmıştır. Ancak ayrıldıktan sonra da partili kimliğini koruyan Cumhurbaşkanı Bayar, 1950-1960 döneminin gerek iç politikada ve gerekse dış politikada başta gelen siyasi aktörleri arasındadır.
ABD’yi ziyaret eden ilk Cumhurbaşkanı olan Bayar, ayrıca Soğuk Savaş döneminde Sovyet karşıtı bloğun bir temsilcisi olan Türkiye’nin devlet başkanı olarak ABD’yle olan ittifakın gelişimini desteklemiş, sıklıkla yurtdışına çıkarak Türk-Yunan dostluğunun gelişimine katkı sunmuş, 1950’lerin Balkan ve Bağdat Paktlarının kuruluş ve işleyişinde önemli rol oynamıştır. Ne var ki Bayar, iç politikada Demokrat Parti içi gelişmelere hatta kavgalara, iktidarla muhalefet arasındaki sert geçen mücadeleye müdahil olmuştur.
İsmet İnönü’yle arasındaki geçmişten kalan siyasi rekabetin fazlasıyla etkisinde kalan Bayar’ın aktif bir siyaset adamı olarak 1950-1960 arasındaki en büyük talihsizliği, 27 Mayıs’a giden süreçte siyasi tansiyonu düşürecek inisiyatifi Cumhurbaşkanı olmasına rağmen kullanamaması ya da kullanmak istemeyişidir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 255,00 | 255,00 |
| 2 | 132,60 | 265,20 |
| 3 | 90,10 | 270,30 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 255,00 | 255,00 |
| 2 | - | - |
| 3 | - | - |