Röportaj, gazeteciliğin ana işlevi olan haber gibi tekdüze, duygusuz ve donuk değildir. Öykü kadar sanatsal bir çabadır. Biçem ve estetik kaygıları vardır. Röportaj yapan elbette kendine göre bir doğruyu anlatır ama gerçekten ayrılmaz. Tanıklıklar göstermek, kanlı canlı adlar, insanlar, mekânlar, yaşanmışlıklara yaslanmak zorundadır. Gazeteci, dümdüz haberin donukluğundan sıyrılıp gönlünü ve aklını akıtırken, biçemini, yorumunu katarken röportaja, kurmacanın dilini kullanabilir ama asla doğrudan kurmacaya yönelemez.
Öykücü, sözgelimi bir insanın çocukluğunu anlatırken düşlerin sonsuzluğunda gerçeklikten dilediğince uzaklaşabilir. Ama aynı insanın çocukluğuna ilişkin bir röportaj yapan gazeteciyi, gerçeklik, kaleminin ucundan tutar çeker aşağıya, uçup gitmesin, var olandan uzaklaşmasın diye…
Gazeteci-yazar Işık Kansu, Bir Zamanlar Çocuktuk’ta ülkemizde farklı özellikleriyle tanınmış yedi kişinin, çocukluk anılarının yaşamöykülerine olan izdüşümlerini ele alıyor. İlk ağızdan aktarılan öykülerle, bir kuşağın çocukluk yaşantılarından bugüne taşınan yoksulluğun, direncin, aklın, sevginin ve onurun ulusal bir kimlik tarihçesine dönüşümü örnekleniyor.
Röportaj, gazeteciliğin ana işlevi olan haber gibi tekdüze, duygusuz ve donuk değildir. Öykü kadar sanatsal bir çabadır. Biçem ve estetik kaygıları vardır. Röportaj yapan elbette kendine göre bir doğruyu anlatır ama gerçekten ayrılmaz. Tanıklıklar göstermek, kanlı canlı adlar, insanlar, mekânlar, yaşanmışlıklara yaslanmak zorundadır. Gazeteci, dümdüz haberin donukluğundan sıyrılıp gönlünü ve aklını akıtırken, biçemini, yorumunu katarken röportaja, kurmacanın dilini kullanabilir ama asla doğrudan kurmacaya yönelemez.
Öykücü, sözgelimi bir insanın çocukluğunu anlatırken düşlerin sonsuzluğunda gerçeklikten dilediğince uzaklaşabilir. Ama aynı insanın çocukluğuna ilişkin bir röportaj yapan gazeteciyi, gerçeklik, kaleminin ucundan tutar çeker aşağıya, uçup gitmesin, var olandan uzaklaşmasın diye…
Gazeteci-yazar Işık Kansu, Bir Zamanlar Çocuktuk’ta ülkemizde farklı özellikleriyle tanınmış yedi kişinin, çocukluk anılarının yaşamöykülerine olan izdüşümlerini ele alıyor. İlk ağızdan aktarılan öykülerle, bir kuşağın çocukluk yaşantılarından bugüne taşınan yoksulluğun, direncin, aklın, sevginin ve onurun ulusal bir kimlik tarihçesine dönüşümü örnekleniyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 127,50 | 127,50 |
| 2 | 66,30 | 132,60 |
| 3 | 45,05 | 135,15 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 127,50 | 127,50 |
| 2 | - | - |
| 3 | - | - |